28 Ocak 2010 Perşembe

hoşçakal nonda

nonda hayat onda...

galatasaraya geldiği günden beri taraftarın ismini içten gelerek ve sevgiyle haykırdığı ender yabancılardan. nondayı tek kelimeyle açıkla deseler sorunsuz derim. monaco da dizinden geçirdiği sakatlık olmasaydı şu anda real madrid de ya da milanda oynuyor olurdu muhtemelen. monaco da 2002-2003 sezonunda 26 gol atarak gol kralı olmuş aynı yıl avrupada bronz ayakkabıyı kazanmıştı. son 9 yılda 50 yabancı oyuncu geçmiş galatasaraydan bunlardan kaçı hatırlanır bilmem ama nonda hatırlanır mutlaka.
sırf ismine yazılmış tezahuratları bile yeter ismini hatırlamaya.
hoşçakal kara kıtanın naif delikanlısı. hoşçakal nonda...

23 Ocak 2010 Cumartesi

alamancı arabeskçiler



2006 haziran ayında yasin kader ile bora doğanayın buluşmasıyla kurulan gruba daha sonra murat aytar ve gamze kaderin de katılmasıyla gurup güç kazandı.
grup ilk kurulduğunda bir ismi yoktu. gruba ismini veren murat aytar isim için bir fotoğraftan esinlendiğini söylüyor.
grubun ilk albümü olan "arpa denen mubarek"de 11 parça artı bir de bonus parça bulunuyor. eserlerin neredeyse tamamının söz ve müziği kendisine ait olan grubun albümünün yakında çıkması bekleniyor.
grubun albüm resimleri izmir doğanbeyde yine grup üyeleri tarafından çekildi. albümün 9. parçasında güliz ergölen konuk sanatçı olarak yer alıyor. albümün çıkış tarihi tam olarak belli olmasada yaz sonuna doğru piyasalarda olması bekleniyor.
albümün hit parçaları "sabah erkenden kalkar" ve "cadde bostanı" grubun hayranları daha önceden tanıyor...
grup alternatif arabesk tarzında müzik yapsada farklı soundları potasında eritebilmiş farklı bir grup olarak göze çarpıyor.
müzikalitesi yüksek bu farklı grubu biboyalıkuştum olarak tüm müzikseverlere tavsiye ediyoruz...

22 Ocak 2010 Cuma

Bir Fransız Centilmeni




























Bir fransız centilmeni olmaya karar verdim Pari…
Artık o yaban hayat yok
Bir yerden bir yere savrulmak
Hayatın sillesinden kahrolmak yok Küçük;
Ne kadar gider bu centilmen tavrım bilmem
Lakin şundan korkarım
Sonum çıtkırıldım olur Küçüğüm
Korkarım bundan
Tırsarım birazda
Ya olursam kunek gibi bişi,
Olmaktan korkarım Küçüğüm
Korkarım
Evet korkarım

canazorxxl...

17 Ocak 2010 Pazar



hep engellendim,
debelendim.
mahallede tektim,
ailede tektim.
umut ettim çok
çok hayal kurdum,
yükseklerde uçtum.

biçok ise girdim,
biçok isten çıktım.
saçımı kesmedim hiç,
gravatım olmadı.
hem okudum çok,
hem de yazdım,
yapayalnızdım.

bi boyalı kustum
bi boyalı kustum ben.
bi boyalı kustum
bi boyalı kustum ben.
umut ettim çok,
çok hayal kurdum,
yükseklerde uçtum.

seni buldum,
(ya da) sen beni buldun.
sevistik,
debelendik.
gece oldu çok,
çok gündüz oldu,
dönüp baktım iste hayat.

bi boyalı kustum
bi boyalı kustum ben.
bi boyalı kustum
bi boyalı kustum ben.
umut ettim çok,
çok hayal kurdum,
yükseklerde uçtum.


benim hep aradığım hayattı bu, hep özlediğim hayat.
içimdeki boyalı kuşu kafese koymadım hiç bu yüzden,
yemini suyunu hiç eksik etmedim.
o nereye gitse takip ettim hep,
kanadının rüzgarın üstünde süzülüşünü.
ben hep bi boyalı kuştum,
bi boyalı kuştum ben.
umut ettim çok,
çok hayal kurdum,
yükseklerden uçtum...

A Beat For Peace


barış için bir ritim...
küresel silah tüccarlarının, savaş tanrılarının ve barış deccallarının yıllardan beri dünya ve özellikle kara kıta üzerinde oynadıkları küçük oyunlardan biridir sadece sudan.
afrikayı dünyanın en büyük silah pazarı olarak gören, orada yaşayanları insan değilde hedef tahtası olarak gören küresel güçler, afrika halklarını açlıkla öldürdükleri yetmiyormuş gibi bir de birbirlerine silahla öldürtüyor.
Ruanda da hutular ve tutsiler sudanda çıkarılan iç savaş... dünya nüfusunun tüm enerjisini sömüren avrupa ve amerika ve her seferinde dahaaa dahaaa diye çığlıklar atan savaş tanrıları...

16 Ocak 2010 Cumartesi

memleketin son 7 senesi (kısa özet)

cumartesi ve pazar sabahları neden hep magazin programları yayınlanır büyük ulusal kanallarda?
bu kadar mı uyuşturulur bir halk. bu kadar mı populist yetiştirilir bir gençlik ülke gerçeklerinden bi haber. tamam medyanın birinci görevidir uyuşturmak, tamam sizin işiniz bizi gerçeklerden koparmak. ama bu kadar mı olur be kardeşim. tekel işçilerinin direnişini, istanbuldaki satılan itfayecilerin yakarışını biriniz mi vermez. ayıptır yahu. özgür basın diye tutturduğunuz türküyü bu halk ne kadar dinler daha...

birileri arada bir de olsa düzgün bikaç cümle kuruyor bu mecliste. umarım benim iyi niyetli vatandaşım dinlemiştir...

Suede - Filmstar [1997]


bu parçayı ilk ntv spor ispanya ligi golleri klibinde dinlemiştim. videosu da gayet güzel...
bi boyalı kuştum test yayınına başlıyor.
hani yeni bi fabrika, entegre et tesisi ya da umumhane açılışında kurdeleyi kesen zat "vatana millete hayırlı olsun" gibi büyük bi laf eder ya, işte ben etmiycem... zaten vatana ve millete faydalı bişi olsa kapatırlar bu blogu kimsenin de ruhu duymaz.
ne yazıcan kardeşim bu bloga dersen vereceğim cevap "biliyosam namerdim" olucaktır. lakin aklımdan bişeyler geçmiyo da değil. müzik, edebiyat belki biraz, bolca spor özellikle galatasaray, siyaset, ülke gündemi, kafama takılan beni mutlu ve rahatsız eden herşey kısaca. dükkan benim değil mi kardeşim... ilerde büyük adam olur da birileri beni kale almaya karar verirse buraya bakar "küçüklüğünde de pek parlakmış hergele" derler. sırf bu yüzden yapıyorum bu blogu başka sebebi yok...