3 Şubat 2010 Çarşamba

80' ler terbiyesi...



yeni şeyleri dinlemeye alışamadım hala. eskileri bitiremedim çünkü. sanırım yavaş tüketiyorum müziği. iyi bişey olsa gerek bu.zaten daha bitiremedim eskileri. durup durup eskileri dinliyorum. ya eskiyi özlemekten bu hatırlamak, unutmamak için eskiyi, güzel günleri. ya da yeni dinlenecek bişey olmadığı, müziğin endüstüriyel bi tüketim malzemesi olduğu için. rock parçaların içinde soloları olmadığı, şarkı sözlerinin abuk subuk olduğu için. 90 ları özlediğim içindir belki. bizim kuşağın özelliğidir eskilere takmak. hiç istemezdim 83 sonrası doğmak. asıl milat 80 dir bu konuda ama ucundan kıyısından bikaç yıl daha dokunur o güzel jenerasyonun etkileri. maradona'yı, jordan'ı seyretmek bahşedilmiştir bize, beyaz gölgeyle büyümek. bon jovi, u2, queen, metallica, iron maiden ile, bulutsuzluk özlemi ile büyümüştür bizim jenerasyonumuz. akşam 7 de eve girmiştir çoğumuz ailecek akşam yemeği yenilmiştir hep. belki bu yüzden terbiyeli iyi aile çocukları olup da bu kadar isyankar olmayı başarabilmişizdir. o zamanlar kirli değildi zihnimiz belki. yarış atı gibi yetiştirmiyordu ebeveynlerimiz bizi. dershaneye lisede gidilirdi, mahallede top oynanırdı kızlı erkekli. tek kavgamız ortak aldığımız topun kimin evinde duracağıydı. iyiki yoktu bilgisayar oyunları (varsa da comodore 64 ya da amiga 500 ler vardı)cep telefonu yoktu, arkadaşımızı çağırmaya evine gittiğimizden oyun için bilirdik nerde oturduğunu, evinin durumunu içini dışını. verelim gözüne mavi sakalın gidelim geçmişe...